Muğla DEMOKRAT

Liberal demokrat, sosyal demokrat, muhafazakâr demokrat, bu üç siyasal eğilimin ortak noktası; üçünün de demokrat olmasıdır. Ayrıca bu üç eğilimde demokratik toplumun ve onun siyasal rejiminin ayrılmaz parçalarıdır. Diğer bir ifade ile demokratik çoğulcu rejimin yönetim biçimini sürdüren farklı pencereler ya da perspektiflerdir. Ancak bu farklılık, rejimin temel ilkelerinde ayrılığı, ayrışmayı ve karşıtlığı içermez. Sadece devlet denen toplumsal kurumu, örgütü ya da teşkilatı yürütmede demokratik toplum gereği demokratik siyasal rejimin yelpazelerini ya da uygulamaları ifade eder. Çünkü asıl olan demokratik toplumun değerleridir.

***

Nedir demokrat olmanın olmazsa olmaz koşulsuz buyrukları? Koşulsuz diyorum, çünkü memlekette koşullu demokrattan geçilmiyor, belli koşullar dahilinde herkes demokrat. Kişinin işine geldiğinde, çıkarlarına, düşüncelerine, değerlerine, ideolojisine uygun koşullar olduğunda demokrat kesilmesi demek. “Ama fakat öyle de olmaz ki, içinde bulunduğumuz durum, o da şöyleydi, şunu demişti, şunları yapmıştı” gibi sözcüklerle başlayan cümleler kurmak demek.  Peki koşulsuz demokrat olmak ne demek? Demokrasi ve onun değerlerini, koşul koymadan, ister kişisel olsun ister ulusal, hiçbir çıkar gözetmeden, bazen bunun sonucunda gelebilecek olası zararları göze almak pahasına savunmak demek. Demokrasiyi, başka bir şeyi elde etmek için değil, kendisi bir değer olduğu için istemek demek.

***

Demokrat insan, insan haklarına koşulsuz saygı gösterir. İnsan hakları kişinin kim olduğundan, kılık kıyafetinden, derisinin renginden, ulusundan, sahip olduğu makamından, parası, malı mülkü olup olmamasından, yapıp ettiklerinden bağımsız olarak, herkesin “insan” olmak bakımından sahip olduğu haklardır. Hem demokratım deyip hem de, “o tecavüzcü, öbürü katil, bu terörist ama” deyip örneğin idam cezasını savunamazsınız. “Onu sallandıralım, öbürünün gözünü oyalım, berikinin pipisini keselim, çünkü onlar çok kötü insanlar” diyemezsiniz. Uygar toplumlarda cezalandırma işleri duygularla değil yasalarla sağlanır. Öte yandan, suçlu yapacağını yapmıştır, ona ne yaptığınız artık sizin ne olduğunuzu tanımlar.  Demokrat insan için özgürlük en temel değerdir. Güçlü olanın, kabul görenin, otoritenin, çoğunluğun etkisi altında kalmaz. Kendi aklı dışında hiçbir şeye itaat etmez. Koşulların gerektirdiği gibi değil kendi erdem ölçütleriyle davranır. “Köprüyü geçene kadar kimseye dayı” demez.

***

Demokrat insan, adalet duygusu gelişmiş insandır. Hiç kimsenin adaletsiz koşullarda yargılanmasını, ceza almasını, haksızlığa uğramasını kabul edemez. Düşmanı bile olsa adaletsizliğe uğrayan kişiye “oh olsun, görsün gününü” demez, adil bir yargılama olmadan kimseyi suçlu olarak ilan etmez. Hukuksuz yollarla, özel yaşamın gasp edilmesiyle toplanılmış bilgilere, onlar apaçık doğru bilgiler bile olsa, itibar etmez.  Demokrat insan başka insanların yaşama biçimlerine, kültürlerine, değerlerine, inançlarına saygı gösterir. Kimseyi bütün bunlar nedeniyle aşağılamaz. Kimsenin hayatına müdahale etme hakkını kendinde görmez. En doğru fikirlere ve yaşama biçimine sahip olduğundan hareketle başkalarına kendi yaşam biçimini, değerlerini, inançlarını dayatmaz. “Ama onlar da çok geri kalmış, onların iyiliği ve mutlu olması için” diye başlayan cümleler kurmaz. “Eğitim şart” diyerek kendi doğrularını öğretmeye kalkmaz. Demokrat insan, ne milliyetçi, ne ulusalcı ne de yurtseverdir. Milliyetçiliğe, ulus sevgisi, yurt sevgisi, milli çıkarlar, uluslararası politikalar filan gibi gerekçeler bulmak durumu kurtarmaz. “Ulusalcılık milliyetçiliğin utangaç halidir” (bunu şimdi anımsayamadığım bir yerde okumuştum), yurtseverlik ise, bunun solcular tarafından biraz daha utangaçça ifade edilmesidir. Hepsi aynı kapıya çıkar, insanı başkalarını hor görmeye, tepeden bakmaya, ayrımcılığa götürür. İnsanın içinde doğup büyüdüğü kültüre yakınlık duyması, kendini orada daha iyi hissetmesi son derece doğaldır, ama bu size bir değer yüklemez.

***

Demokrat insan kendini kibirden arındırmış insandır. Kendisini, sahip olduğu özellikleri veya yetenekleri başkalarına karşı bir üstünlük aracı olarak kullanmaz. İnsan olarak kendini yeryüzünün efendisi değil, otuyla, böceğiyle birlikte yeryüzünün bir parçası sayar. Yeryüzünde yaşayan bütün türlere saygı duyar, onların yaşam alanlarını gasp etmez, onlara zarar vermez. Demokrat insan yaşadığımız dünyaya, gezegenimize karşı sorumlulukları olduğunu düşünür. Doğayla ve başkalarıyla birlikte barış içinde yaşama kültürüne katkıda bulunacak eylemler yapar. Demokrat olmak için çok fazla bir şey yapmak gerekmiyor sadece insan olmak yeterli. Muğla’da Demokrat olmak ise epeyce basit. Yaşam tarzı sosyal yapısı ile tam bir demokrat kent aslında Muğla. Çokluk içinde hiçlik yaşamayan bir demokrat, “Muğla Demokrat” çok yakında.

Sosyal Medyada Paylaşmak için Tıkla...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir