Düdük Çaldı Maç Bitti

90 dakika devam eden maçı gözlerini bile kırpmadan izleyip, maç sona erince o maç üzerine sabahlara kadar devam eden programları takip edip, birde ertesi gün çıkan gazetelerdeki haberleri ve yorumları okuruz. Biz toplum olarak böyleyiz. “Yan hakem bayrağı çekmeyince pozisyon gol olmasaydı, Hakem nasıl o penaltıyı çalmaz? Bu kadar üzerimize oynanmaz nasıl orada kırmızı kart vermezsin?” Referandum üzerine herkes bugün fazlasıyla konuşacak yada yorum yapacak. Bizim toplum olarak genel yapımızda bu var sonuç belli olmasından sonrada üzerine konuşmaya devam ederiz. Sonucu değiştirme şansımız olmadığını bile bile inadına konuşmaya devam ederiz.

***

En büyük anket çalışması dün sona erdi. 49 milyon 798 bin 920 kişi üzerinde yapılan anket sonucu Pazar akşamı 20 sıralarında netleşti. Ankete katılanların yüzde 51,4 evet derken yüzde 48,6’sı hayır dedi ve maç sona erdi. Önce mecliste başlayan anayasa değişiklik serüveni halkın oyları ile gerçekleşmiş oldu. Bu süreçten sonra tüm siyasilerin kendilerini kontrol etme ve yeniden şekillendirmeye ihtiyacı var. Bugünden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Gelişen teknolojiyi yakından takip etmek, dünyada ve bölgemizde oluşan olaylara karşı tutarlı bir tavrı izlemek şart.

***

İlk bilgisayarla tanıştığımda yıl 1991’di o dönemde yapabildiğimiz sadece basit bir ekran koruyucu idi. Yazdığınız yazıyı farklı animasyonlarla ekrana getiren basit bir işlemdi. Şimdi geldiğimiz noktada neredeyse bilgisayar olmadan hayatımızda hiç bir şeyi kontrol edemiyoruz. Eğer kendimizi güncellemeyip o dönemde kalsaydık bu gün ne mesleğimizi yapabiliyor nede insanlarla fikir alışverişinde bulunabiliyorduk. İşte siyasilerinde kendilerini kontrol etmeleri ve güncellemeleri bu yüzden önemli. Artık partiler bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarırken o Cumhurbaşkanının ülkeyi yönetecek bir yetkide olduğuna dikkat etmeleri gerekiyor. Artık Cumhurbaşkanlığı temsili bir makam değil.

***

Siyasetin kitabı yeniden yazılacak. Bu, sıradan bir referandum değildir. Bunun en bariz göstergesi Doğu ve Güneydoğu’dan gelen “Evet” oylarıdır. Bu oylar, bölgede PKK ve siyasi kanadı olan HDP’nin baskısının azaldığını ve seçmen önceliklerinin önemli ölçüde değiştiği anlamına gelir. Çok daha önemlisi, bölgedeki ecnebi istismarların da etkisiz kaldığı görülmektedir. Siyasetin sosyolojisi de değişmek zorundadır.

Siyasi partiler de bu değişime uygun olarak kendini güncellemelidir. Hangi etnik kökene ve ideolojiye sahip olursa olsun bütün vatanseverlerin kendisine yer bulabileceği bir tanım geliştirilmelidir. “İslamcı” veya “Milli Görüş” diye isimlendirilen hatta bu büyük dönüşümün mimarlarını yetiştiren bir yapı bu yeni çerçevenin dışında kalabilmekte ama öte yandan CHP ve HDP’nin önemli bir kesimi bu yeni duruşta yerini almıştır.

Yani, yeni vatanseverlik anlayışında, dar çerçeveli etnik ve ideolojik tabanlı kriterler devre dışı kalmaktadır.

Bu yeni birlikteliği “Millî Duruş” olarak isimlendiriyor isek de “Milli Duruş” ile “Milli Görüş”ün birbirine karıştırıldığı bir toplumda bu tarif tam kucaklayıcı olmamaktadır. Milletin ortaya koyduğu bu değişim iyi anlaşılmalı ve kendisini “elit” zannedenler de bu değişime ayak uydurmalıdır.

***

Bu süreçten itibaren Muğla siyasetinde de kendini yenileyemeyen siyasilerin devri kapanacak. Her fırsatta kavgacı üslupla toplumu germeyi bir köşeye bırakıp tüm seçmenleri kucaklayan bir siyasi yaklaşımın başarıya ulaşma şansı yüksek olacak. Kıssadan hisse ise oy oranlarına bakarak hareket edenler o oy oranları içene sıkışıp kalırlar.

Sosyal Medyada Paylaşmak için Tıkla...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir